baner5.gif (19745 bytes)
  

Hasan Yaşar Özfidan Yazıyor...  hasanozfidan1@hotmail.com
GELECEKTE ENERJİNİN MERKEZİ TÜRKİYE OLACAK!

03.02.2003, 17:15 Bunun için öncelikle 3213 sayılı maden Kanununda gerekli değişiklikler yapılarak geleceğin enerjisi olan bu madenlerin ham madde olarak yurt dışına ihracatının önlenmesi gerekmektedir.


 

  GELECEKTE ENERJİNİN MERKEZİ TÜRKİYE OLACAK!

Bundan birkaç yüz yıl önce petrol ve bunların ürünleri bilinmiyordu. Petrolün bulunması ve enerji politikalarının buna göre yapılması petrolün önemini arttırmıştır. Dünya enerji ihtiyacının büyük bir bölümünün petrol ve petrol ürünleriyle karşılanması, petrol rezervlerinin bulunduğu ülkeleri stratejik ve ekonomik yönden ön plana çıkarmıştır. Hatta, bu bölgeleri kontrol altına almak için savaşlar dahi yapılmaktadır.

Ancak, yakın bir gelecekte dünya petrol rezervlerinin tükenecek olması, petrole dayalı enerji politikalarının değişeceğinin işaretini vermekte. Gelecekte enerji kaynaklarına en büyük aday ise bor ve toryum madenleri.

Böylece, gelecekte bu madene sahip ülkeler şimdi petrolde olduğu gibi ekonomik ve stratejik yönden büyük öneme sahip olacaklardır. Ülkemizin bu madenler açısından büyük rezervlere sahip olduğunu herkes bilmekte. Toplam rezervler açısından dünya geneline bakıldığında bor maden rezervlerinin yaklaşık %70 kadarı ülkemizde bulunmakta. Yine dünya toryum rezervlerinin yarıdan fazlasının Türkiye’de bulunduğunu belirten uzmanlar, bütün dünyada toplam bir milyon 71 Bin Ton olan toryum rezervinin 800 Bin Tonun Türkiye’de olduğuna işaret ediyor.

Bor ile çalışan arabanın üretildiği günümüzde batı ülkeleri elimizdeki bu madenlerin önemini kavramamızı ve bunlara ait teknolojilerin ülkemize getirmemizi istememektedirler. Bu şartlar altında bunları ancak ham olarak satarak değerlendirebiliyoruz. Ham cevher olarak sudan ucuza sattığımız bu madenler işlendikten sonra ithal ürünler olarak bize sattığımızdan daha pahalı olarak geri dönmektedir. Elimizde dünya rezervlerinin büyük bir bölümünü tuttuğumuz bu madenlerin ülkemizde işlenmesi için gerekli teknolojilerin biran önce getirtilmesi gereği vardır.

Aynı şey nükleer enerji üretmede kullanılan toryum içinde söylenebilir. Yetkililer “Bir çuval kömürle ev ısıtılırken bir çuval toryumla Türkiye ısıtılabilir.” Demekte. Aynı şekilde “Eğer biz toryum ile elektrik enerjisi üretebilmek olanağına kavuşursak, bu trilyonlarca varil petrole eş değerde bir enerji kaynağı olacaktır.” Diyerek, ülkemizde toryum nükleer reaktörleri çalışmaya başladığı zaman elimizdeki toryum madeninin ömrünün sonsuz olacağını dile getirmektedirler.

Elimizdeki toryum kaynaklardan yeterince faydalanmak için yurtdışında çalışmaları devam eden prototip toryumlu nükleer santral yapım çalışmalarına bizimde mutlaka katılmamız lazımdır. Bu tür araştırmaların yapıldığı ve aralarında Yunanistanın da bulunduğu 12 Avrupa ülkesinin kurduğu CERN Adlı laboratuara bizimde biran önce üye olmamız gerekmektedir. Bu ülkeler muhtemelen santrali bitirdikten sonra bor madeninde olduğu gibi teknolojisini bize satmak istemeyeceklerdir. Şimdiden buna karşı önlem almalıyız ve araştırmaların içinde olmalıyız.

Bunun için öncelikle 3213 sayılı maden Kanununda gerekli değişiklikler yapılarak geleceğin enerjisi olan bu madenlerin ham madde olarak yurt dışına ihracatının önlenmesi gerekmektedir. Ayrıca, bu madenler hakkında ülkemizde yeterli araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin yapılması, bu işler için yeterince para ayrılması gerekmektedir. Hükümet yetkilileri biran önce konuyla ilgili araştırma ve koordinasyonu sağlayacak bir birim oluşturmalıdır.

Yakın bir gelecekte dünya enerji politikalarının bu madenlere kayacağı düşünülecek olursa, ülkemizin içinde bulunduğu jeopolitik konumundan dolayı önemine ilaveten şimdiki petrol kaynakları üzerinde yapılan yoğun çıkar savaşlarının ülkemiz üzerinde de yapılacağı gözükmektedir. Gelecekte ülkemizin ekonomik ve stratejik menfaatlerini korumak için ülkeyi yönetenler bu konularla ilgili strateji ve politikaları şimdiden belirlemelidir.

 

Türkiye'nin Tarafsız Haber Sitesi - www.ekonomikcozum.com
Yazarların yazıları kendi görüşlerini içermektedir. Yazıların yayına alınmaları yazarlar tarafından yapılmaktadır. Ekonomikçözüm Haberin kontrolüne tabi değildirler.