BEDELLİ ASKERLİKLE İLGİLİ GELEN
OKUYUCU YAZILARINI YETKİLİLER
MUTLAKA OKUMALI...
Ordunun küçültülerek modernize edilmesi ve profosyonel orduya geçilmesinin konuşulduğu günümüzde bu uygulama gerçekleşinceye kadar bedelli askerlik gündeme gelmelidir. Bununla ilgili yazmış olduğum yazıya okuyuculardan yoğun bir şekilde destek gelmiştir. Bana gelen bu yazılardan bazılarını sizlerle paylaşmakta yarar görüyorum.
“Sayın Özfidan Abim,
Köşenizde yer vermiş olduğunuz bedelli askerlik yazınız için teşekkür ederim. Ben 1975 doğumlu 2 yıllık myo mezunu evli ve 1 çocuk babasıyım. Çok güzel biri işim, bana ve aileme yetecek kadar da maaş alıyorum yani anlayacağınız zengin değilim sadece memurum. Askerliğimi çeşitli sebeplerden dolayı yapamadım ve yaşım neredeyse 29 olmak üzere ve maalesef 2 yıllık myo mezunu olduğum için devlet beni üniversite mezunu saymıyor ve sen ilkokul mezunusun deyip bana 15 ay askerlik yapmamı istiyor.
Sevgili Abiciğim, benim 15 ay askerlik yapmam demek 15 ay ücret almamam, 15 ay aileme bakamamam ve işimi kaybetmem anlamına geliyor.
Sevgili abiciğim sizlerden ricam bedelli askerliğin çıkartılması için bize destek olmanızdır. Ailemi zor durumda bırakmamak ve işimi kaybetmemek için her türlü fedakarlığa katlanıp borç ve harçla askerliğimi 28 gün yapmak istiyorum
Yardımlarınız için şimdiden teşekkür ederim.
Saygılarımla
Ali Karabacak.
Sayın Özfidan,
Öncelikle yazınız ve desteğiniz için teşekkürlerimi sunarım.
Bizler bedelli askerlik ya da kısa süreli askerlik talebi ile sesimizi
duyurmaya çalışan, Anadolu'nun ortahalli insanlarının oluşturduğu bir
çoğunluk olarak inanın ki bu derdimize derman olabileceklerini çok iyi bildiğimiz
büyüklerimizden yardım istiyoruz.
Öncelikle bizim neden böyle bir istekte bulunduğumuzun çok iyi
araştırılmadığına inanmaya başladık, eğer araştırılmış olsa idi, değerli
yöneticilerimiz ve komutanlarımız bu konuyu geçiştirmez ve üzerine
düşerlerdi. Hele bizim isteğimize cevap olarak verilen şu "Parası olana
tezkere, olmayan askere" söylemi bizleri en derinden yaralayan sözlerin
başında gelmektedir. Siz değerli büyüklerimizin çok iyi bildiğine inandığım
üzere parası olan zaten öyle yada böyle bir şekilde o tezkereyi almaktadır.
Bizler ise bu cennet ülkeye herşeyimizi veren bireyler olarak, bu ülkenin
ortagelirli ve maddi sıkıntıdaki insanları olarak, geçim kaygısından,
yaşımız 28-29 lara dayandığından, gelecek garantimiz olmadığından, gelecek kaygımızdan dolayı bu talebi sizlere iletiyoruz. Kesinlikle "Parası olana tezkere, olmayan askere" sözünün bizim için söylenmemiş olması gerektiğini özellikle vurgulamak isterim, maalesef bu söz talihsiz bir şekilde bizler için söylenmiştir. Halbuki işin gerçek yüzü bu değildir.
Ben son 13 yıldır babam işsiz kaldığı için çalışmak zorundaydım, şimdi yaşım
29, geçen süre zarfında ya askere gidecektim, ya askerliği tecil ederek
ailemin geçimini ve hayatta kalmasını sağlayacaktım. Neden benim babamda onbinlercesi gibi işsiz kaldı? Neden devlet sağlaması gereken "Sosyal
adaleti ve fırsat eşitliğini sağlayamadı"? Şimdi bu işin günah keçileri
olarak mı davranılması gerekiyor bizlere? Sizlerin de bir ailesi var,
sizlerin de çocukları ve ebeveynleri var, böyle bir durumda onları yüzüstü
bırakırmıydınız? Kendinizi bir an benim ve benim gibilerin yerine koyup hiç
yaşadıklarımızı hayal ettiniz mi? Acaba gerçekten parası çok olan insanlar
olsak bu kadar gelecek kaygısı çeker ve bu kadar şeye cüret edebilir miydik?
Bizler sıradan vatandaşlar olarak sizlerden, bize ve bu ülkeye karşı
sorumluluğu olduğuna inandığımız insanlardan çok zor bir şey istemiyoruz.
İnanıyorum ki kamuoyuna bunu anlattığınızda ve olayın iç yüzünü ortaya
serdiğinizde hiç kimse olumsuz tepki vermeyecektir. Aksine hayata
bağlanmasına yardım edeceğiniz bu insanlar ve onların aileleri sizlere minnettar olacaktır.
28-29 yaşına gelmiş bireyler olarak tek isteğimiz, Bedelli askerlik yada
kısa süreli askerlik konusunu EKİM 2003 te çıkarılması. İnanın bu gerçekten
adil olacaktır. Size neleri kaybedeceğimizi ve neden bedelli yada kısa
süreli askerlik için ısrar ettiğimizi açıklamaya çalıştım. Umarım sizde
gerekli duyarlılıkla bunu değerlendirir, bizlerin ve ailelerimizin önünün açılmasında yardımcı olursunuz.
En içten saygılarımla,
Fuat Varol.
Kastamonu.
Hasan Bey;
Öncelikle Kamuoyunda Bedelli Askerlikle ilgili göstermiş olduğunuz duyarlı yaklaşıma teşekkür ederim. 15 Kişi istihdam eden bir firmanın ortak ve yöneticisiyim.
Ortaklarım ve ben önce Meslek Yüksek Okulunu ardından İngilice Hazırlığı olan İşletme / Müh. vs. bölümleri okuduk. Yaşlarımız 29-30 civarına geldiğinde;
Devletin Vermiş olduğu bir hakkı kullanmak (Okumak, İstihdam yaratmak vs. ), Devletin Verdiği bir Ödevi (Askerlik) aksatmamıza yol açmıştır. Şu an itibariyle Askerliğe gitmek konusunda emin olun herhangi bir çekincem yok...
Fakat "Lanet Olsun" Düşünmeyi öğrendik ... Acaba 15 Ay askerlik yaptığımızda sağlayacağımız Katkı; İşlerimizi devam ettirmek ve Bu Ödevi "Bedeli" ile ödemekten daha mı yararlı ? sorununa takılmış durumdayız. Tecrübeyle sabittirki hayatta en kolay kazanılacak şey paradır. (Az yada çok) Ama En zor kazanılacak şey "Zaman" dır.
Zengin biri değilim; 15 kişi istihdam etmek yerine bir firmada Bilgi İşlem Sorumluluğu yaparak daha iyi koşullarda yaşayacağıma eminim. 15 Kişinin Sigorta, Bağkur vs. ödemeleri, Maaaşları, Genel giderleri için Ayın 20 günü çalışıyorum. Kalan 10 Günde ise Firmamı ve kendimi yaşatacak kadar kazanç elde ediyorum.
Benim 15 Ay askerlik yapmamla elde edilecek kazanç ile Bedeli Karşılığı Elde edeceğimiz kazanç (Ülke olarak) kıyaslandığında; 240.000 genç gibi aynı sonuçta birleşiyorum....
Askerliğini yapmış olan arkadaşlardan dinlediğimiz kadarıyla; Askerde Bilgi ve Birikimimize Yönelik bir alanda kullanılmamız Tamamen bir şans. Sivil hayatta binlerce dolar kazanç elde ettiğim Bilg. Programcılığı mesleğimin; Askerlikte en iyi ihtimalle "Bölük Yazıcısı" olarak değerlendirileceğini anlamak, emin olun 11 senelik bilgi ve birikimime ihanet olur...
Efendim başınızı ağrıttım...
Kalın Sağlıcakla...
Zafer Bolat.
Sevgili Hasan Abi
Size abi diye hitap ediyorum, çünkü bize verdiğin desteği bedelliaskerlik.org internet adresinden okuyorum. Kısaca hikayemi anlatmak isterim.
1977 yılında İstanbul da doğdum. 15 yasımda babamı kaybettim. Liseyi bitirdikten sonra açıköğretime devam edip, çalışmaya başladım. Ablam üniversite de okurken, kız kardeşim ilkokula başladı ve onlara baktım. İşimde gayet başarılı olup, ihracat sorumluluğuna kadar yükseldim ve sınavı kazanıp gümrük müşaviri oldum. Halen ayni işe devam etmekteyim.
2001 yılında nişanlandim, okulum bitti. Bu sırada ablam abd’ye gittiği için evi bırakıp askere gidemedim. Askerlik tecilim bitti, mecburen istemiyerek özel bir universite de yüksek lisansa başladım. Patronumla konuştum ben askere gidersem mecburen yerime birini alması gerektiğini söyledi. Tam kafam karışıkken bedelli askerlik söylentileri başladı. herkes gibi ben ve ailem çok mutlu olduk. Hergün bir umutla beklemeye devam ediyoruz. Şuan ne evlenebiliyorum nede askere gidebiliyorum. Tırnaklarımla geldiğim bu konumumu kaybetmek istemiyorum ve inanın bedelli ye ödeyecek 7500 euro da yok. Ama çalışıp ödemek istiyorum.
Siyasiler lafı geveliyor, ordumuz eşitsizlik olur diyor. Peki abi soruyorum; bedelli beklememizin sebebi kim? 87/92/99 da bedelli çıkaranların hiç mi suçu yok. Biz bedelliyi nereden öğrendik. Eşitsizlik diyorlar, ben tam 11 yıldır babasız bir aile geçindiriyorum, sinir tedavileri gördüm. Peki soruyorum 26 yaşında bu durumda olan kaç kişi var? Tek umudum bedelli, yuvamı kurmak için, isimi kaybetmemek için.
Saygılarımla.
Eren.
Hasan Bey,
1977 doğumlu bir gencim, Sizlere bugüne kadar inandık güvendik bundan sonra da
bunun devam etmesini istiyoruz. PKK'lılara kadar bu ülkede değerimizin olduğunu bilmek bunu hissetmek istiyoruz.
Bizler bu ülkede vergi kaçıran değil daha bordromuzu bile elimize almadan maaşlarımızın inanın hiç abartısız %40'ini vergi olarak ödeyen gençleriz, bu ülkenin temeline bomba koymayan aksin bu ülkenin muassir medeniyet seviyesine ulaşması için çalışan mühendisleriz, doktorlarız. Biz hortumcu değil, bu halkın refahı, huzuru için çalışan işçiler, köylüleriz. Bizler bedelli askerlik istiyoruz, bedelini ödeyerek zamanımızı satın almak istiyoruz. Bizler Türk askerine kursun sıkanlar değil, Türk askerinin kendisine kurşun sıkanlarla mücadelesinde başarıya ulaşması için, teknolojik imkanları sonuna kadar kullanabilmesi için bu güne kadarki birikimlerimizi, esimizin kulağında küpeden, evlilik yüzüklerimize kadar satıp bu ülkenin, ordunun emrine vermeye hazır olan gençleriz!
Çok şey mi istiyoruz ?
Mehmet Gunsay
Mühendis
Sayın, Hasan Özfidan.
Bu okuyacağınız yazı, Türkiye’nin vergi rekortmeni kurumları sıralamasında 2002 yılını bankalar sektöründe ilk üç içersinde yer alan bir kurumda Bilg. Müh olarak çalışan bir Türk gencinin hayatında ilk kez devletinden bir isteğidir.
İnsanların isteklerini dile getirirken hep ilk önce dolaylı olarak başka bir şeyi söyledikleri savına bende katılıyorum. Peki benim ve arkadaşlarımın istedikleri nedir? Hemen şunu söyleyebilirim: Bedelli askerlik. Peki gerçekte asıl olan istek nedir? Bu ise zamanın ÖSS birincilerinin iş bulamadığı istihdam sorunun hat safhada olduğu günümüzde işini kaybetmemek ve kendine sorumlu olduğu insanlara bakabilmektir. Çok mu şey istiyoruz?
Bir kez daha belirtmek isterimki biz bedelli askerlik bekleyenlerin niyeti askerden kaçmak ve çok olan harcayamadığımız paralarımızı bu şekilde değerlendirmek değildir. Tek istediğimiz ekonomik depremlerle istihdam sorunu had safhaya ulaşmış ülkemizde işimizi kaybetmemek ve bizim çalışmamız sayemizde yaşamlarını idame ettiren anne-babalarımız eşimiz ve çocuklarımızın harap düşmelerini önlemektir.
Bizler sorumsuz insanlar değiliz, bu sebeble yapacağımız bütün işlerin negatif ve pozitif yönlerini tartmadan hareket edemiyoruz. Ne yazıkki ülkemizin şu son üç yıldır içinde bulunduğu ekonomik kriz ve işsizlik bizim gözümüzü çok korkutuyor ve askere gitmemizi engelliyor. Askerliğin kısaltılması tabiiki çok güzel bir karar, fakat global insanlar olmaya çalışan bizler için bırakın 12 ayı iş yerlerimizden 2 ay izin alma şansımız bile yok. Yurt dışında çalışan ve çoğunlukla kalifiye olan Türk vatandaşlarına böyle bir hak tanınırken ve hatta bu hakkı kullanmayıpta sorumsuzluk örneği olanlara vatandaşlıktan atılma sınırında tekrar hak tanırken, vergisini bu ülke için veren ve bu ülkenin vitrini olan bizlere, kalifiye Türk gençlerine bu hakkın verilmemesi aslında en büyük eşitsizliktir. Konuya destek vereceğinizi umarak çalışmalarınızda başarılar dilerim.
Saygılarımla,
Burhan Özşimşek.
Bilg. Mühendisi
Sayın, Hasan Özfidan.
Sizinle beklide bazı vatandaşlarımız için basit yada sıradan olabilecek fakat çocuğum, eşim ve benim için çok önemli bir derdimi paylaşmak istedim. Zamanınızı ayırıp okursanız ve duyarlılık gösterirseniz birçok bireyin, belki de ailenin umudunun devam etmesine katkıda bulunmuş olursunuz. Sosyal bir yarayı sarmaya da bir katkınız olabilir. Şimdiden teşekkür eder geriye kalan yaşantınızda sağlık, mutluluk, huzur ve başarılar dilerim.
1977 doğumluyum. İki yıllık ve dört yıllık İki üniversite bitirdim. Okullarım bitmeden askerlik yapmam söz konusu değildi. İlk üniversiteyi bitirdikten sonra evlendim. Bir oğlum var. İkinci üniversiteyi okurken, İhracat yapan bir firmadan çevrem vasıtasıyla iş garantisi aldım. Okulum bitince hemen işe başladım. Aslında Yüksek Lisans yapmayı da düşünüyorum. Hepsini bir arada götürmeye çalışacağım. Gayet güzel bir ücret karşılığında işime devam ediyorum. Ama huzurum yok. Türkiye'deki eğitim ve askerlik sisteminin, benim durumumda olan ve olabilecek birçok kişi için çarpıklık gösterdiğine inanıyorum. Şöyle bir tablo ortaya çıkıyor;
Yaş 25; Üniversiteyi bitir, askerliğini yap yaş oldu 26, sonra gelip Türkiye'deki sisteme gir. Elindeki bir yada birden fazla diplomayla birçok benim gibi olan veya beklide benden daha iyi eğitim düzeyinde olup, ülkemizin yönetiminden, yönetilemeyişinden (tecrübesizlikten) vb... kaynaklanan nedenlerle iş arayan kişilerin arasından sıyrıl ve iş bul. Yaş oldu 27,28. İş bulamaz isem yaş ...
Ülkemizin içinde bulunduğu şartlara göre bir formül bulunamaz mı? Bunu bizi yönetenler yapamaz mı? Çok mu zor? Şimdiki durumumda işimi, eşimi ve çocuğumu bırakıp askere gidersem; işyerim mecburen benim yerime bir eleman almak zorunda. Bu durumda geri geldiğimde çifte diplomalı işsizlerin (iş arayanlar) yanında yerimin hazır olması garanti. Bu kadar bankacı, mezun üniversiteli, vasıfsız olup her işe talip olan kişinin arasından ben nasıl şimdiki işim gibi bir işe sahip olabilirim? Girebileceğim bunalımda, içinden çıkamayacağım şartlar oluşursa, ailemi kaybetme korkumda var. Huzursuzluk, geçim sıkıntısı nedeniyle yıkılan birçok yuvaya benim yuvamın da katılmasını istemiyorum.
Çocuğumun velayetinin annesine mi yoksa babasına mı verileceğinin görülebileceği mahkemelere düşebileceğim ihtimalini düşünmek bile istemiyorum. Fakat Bedelli Askerlik çıkartılırsa hem işime devam ederim, hem ülkeme vergi kazancı sağlamaya devam ederim, hem toplum bir sosyal yara daha almayabilir. Ayrıca askerlik için verebileceğim parayı çalışarak ödeyerek ülkeme ek kaynak sağlamış olurum. Daha uzun süreli askerlik yaparak neden olacağım ek yük maliyetinden muaf olacağım için bütçeye yine katkı yapmış olacağımı düşünüyorum. (İhtiyaç fazlası olduğundan). İşverenime, aileme, kendime, topluma ve ülkeme daha fazla yarar sağlayacağıma inanıyorum. Yukarıda belirttiğim durumlardaki artılar , eksilerden hem benim hem de ülkem için daha fazla değil mi? Neden değerlendirilmesin?
Eşitlik ilkesine aykırı olacağı söyleniyor. Madem eşitliğe aykırı ise bedelli askerlik yapanlardan benim ne farkım var? Onların yararlandığı imkan diğer vatandaşlara neden sağlanmıyor? Yurtdışındaki vatandaşlardan farkımız nedir? Onlar döviz verecekse bizde vereceğiz. Hem biz askerlik bedelinin yanı sıra birçok değer daha vereceğiz. Yoksa yurtdışındaki yaşayan vatandaşlar ile bizim aramızda sınıf farkı mı var? Biz ülkemizde yaşıyoruz diye ikinci sınıf vatandaş mı oluyoruz? Şuanki uygulamada eşitsizlik yokmu?
Bedelli Askerlik ile ilgili bulunacak çözücü bir formül ile eşitlik bozulmayıp; eşitsizlik ortadan kalkacaktır görüşündeyim. Ayrıca askerlik süresinin kısaltılmasıyla diğer gençlere de Bedelsiz Askerlik imkanı sağlanarak bir miktar dengeleme yapılmış olmadı mı? Bu eşitsizliğin ortadan kalkması için her türlü katkınıza ihtiyacımız var.
Halkın içinden birisi olarak arkadaşlarımın çoğununda aynı görüşte olduğu bir cümle ile bitirmek istiyorum.
Barışta Bedelli! Savaşta Temelli askerlik yapmaya her zaman hazırız.
Saygılarımla,
Bülent KORKMAZ
Sayın, Hasan Özfidan.
Nisan 2004 seçimleri öncesi akp için bu çok önemli bir fırsat, binlerce insan bekliyor, seçim propagandaları döneminde bedelli askerliği çıkartacağınıza dair mitingdeki sözleri var. bu sebeple binlerce oy almayı başardılar.
Şimdi sıra belediye seçimlerinde... Şimdi soruyorum bu muamma niye? Neden şu bedelli askerlikle ilgili net birşey konuşulmuyor? Bukadar insanın umudunu neden kırıyorlar? Çıkmayacaksa kesin ve net bir dille neden halka açıklama yapmıyorlar?
Yapsalar açıklamalarını, biz bedelli askerliği çıkartmak istiyoruz, ancak genel kurmay istemiyor deseler. Böylelikle üzerinizdeki baskıyıda atmış olurlar. İşte ozaman bedelli askerlik çıkmasa bile öperim onların alınlarından ve bundan sonraki tüm oylarım onlara helal olsun.
Ekonomik sorun olunca bedelli askerlik çıkarmak ikilik yaratmıyor, zengin fakir ayırımı olmuyorda, şimdi gündeme gelince mi ikilik yaratıyor. Burası nasıl bir ülke, nasıl bir demokrasi, bu ülkede af yasaları çıkartılıyor,masum insanlarımızı öldüren insanlar affediliyor, ölüm cezasına çarptıranlar salıveriliyor. şehitlerimizin kanı yerde kalıyor. Ozaman ikilik olmuyorda, bedelli askerlik gündeme gelincemi ikilik oluyor.
Yeter artık, bu işe bir çözüm bulun. bu konuda en üst düzey kişiler olan milletvekilleri neden çekiniyor.? Mazlumun ahını almasınlar ve bizleri oyalamasınlar. Onlardan dürüst ve şeffaf siyaset bekliyoruz. Şeffaf olsunlar. bedelli çıkmasa bile ben oyumu ömür boyu onlara vereyim. Ama lütfen bize bir cevap versinler. Çıksınlar basının karşısına ve takır takır konuşun. Size kimse dokunamaz. Af yasaları çıkan ülkemizde bedelli askerlik ülkemize ihanet değil.
Tarık Gündoğdu.”
Yazılardan da görüldüğü üzere gençler içlerinde bulunduğu durumları anlatmak ve bedelli askerliğin eşitsizlik yaratmadığını izah etmeye çalışıyorlar. Zaten durumları iyi olanlar ve olanağı olanlar, yurt dışında çalışarak bedelli askerlik hakkını kazanıyorlar. Yurt dışında çalışanlara bedelli askerlik yapma olanağının getirilmesinin ardında ülkemize ekonomik katkı sağlanması yatmaktadır. Peki aynı durum ülke içinde çalışan gençler için neden olmasın? Böylece, hem işsizliğin hat safhaya ulaştığı ve kendi olanaklarıyla zor şartlar altında iş edinen bu gençlerimizin askerlik dönüşü işlerini kaybetme tehlikesi ortadan kalkmış olacak, hem de ekonomik yönden sıkıntılı günler geçiren ülke ekonomisine katkı sağlanmış olacaktır.
Unutulmamalıdır ki, güçlü bir ülke ve güçlü bir ekonominin temelini güçlü birey ve güçlü aile oluşturmaktadır. Bedelli askerlik isteyen gençlerin çoğu 25 Yaşını aşmış, işini gücünü kurmuş, hatta evli kişilerden oluşmaktadır. Evli bir insan demek, genelde işini gücünü kurmuş ailesine bakan kişi demektir. Bu kişiler, ekonomik yönden sıkıntılı günler geçirdiğimiz bu günlerde evlerini geçindirmekte zorluk çeken emekli anne ve babasına eşini yada işini emanet edip gidebilirmi? Eskiden geçim derdi düşünülmüyor, eş ve çocuk yakınlarına emanet edilip gidilebiliyordu. Şimdi öylemi ya? Zamanın önemli olduğu ve her şeyin para olduğu günümüzde umarım yetkililer gençlerden gelen bu yoğun talebi dikkate alırlar.