![]() |
![]() |
| . |
|
| . |
| SORUNLARIMIZA ULUSAL ÇÖZÜMLER ÜRETELİM 3. |
| Özgürlüğün de, eşitliğin de, adaletin de dayanak noktası Ulusal Egemenliktir. |
| . |
| SORUNLARIMIZA ULUSAL ÇÖZÜMLER ÜRETELİM -3- Özgürlüğün de, eşitliğin de, adaletin de dayanak noktası ULUSAL EGEMENLİKDİR. MUSTAFA KEMAL ATATÜRK Değerli arkadaşlar, 15.06.2005 tarihinde SORUNLARIMIZA ULUSAL ÇÖZÜMLER ÜRETELİM-2- başlıklı yazımda birçok sorunumuzu dile getirmiş ve Şimdi bu olayları ve sorunları oluşturan etmenleri düşünelim; 1- Neden ve niçin ve de hangi amaçla bu sorunlar karşımıza çıkıyor? 2- Bu sorunlara verilen tepkiler ve üretilen çözümler uygun mu? 3- Bu ortamda, bu çözümlerin dışında daha neler yapılabilir di? 4- Daha uygun ve daha akılcı çözümler için kimlerle iş birliği yapılabilir? diye sormuştum. Ne yazık ki yöneticilerimiz ulusal sorunlarımızın çözümü için sadece kendi görüş ve düşüncesinde olanların yorumlarıyla hareket ettiği için ulusal sorunlarımız giderek artmakta ve gereken çözümler üretilememektedir. Üstelik hem içerde ve hem de dışarda yalnız kalmaktadırlar. Ve ülkemiz de giderek izole edilmiş duruma girmektedir. Bu nedenle hem içte ve hemde dışta ulusal çıkarlarımıza uygun düşecek şekilde güçbirliği ve işbirliği olanakları araştırılmalıdır. Örneğin: DIŞ İLİŞKİLERDE: 1- Fransada, sözde ermeni soykırımını inkar edeceklere 5 yıl hapis ve para cezası verecek yasa bugünlerde çıkmak üzere. Fransaya gereken tepki verilemediği halde, ülkemizde bu konuda açıklama yapan Fransa Büyükelçisi Paul POUDADE bizlere aba altından sopa gösterircesine ve tehdit edercesine “Türkiyenin AB ye girmesi Fransaya bağlıdır, bu yasaya karşı çıkmayın” diyebilmektedir. Belçika parlamentosuda benzer yasa için sırada bekliyor. Yine Fransanın Lyon ve Marsilya kentlerinde inşa edilen iki yeni ERMENİ SOYKIRIMI anıtı Fransız Ulaştırma Bakanı Dominique Perben tarafından açılmıştır. (24.04.2006 Milliyet-Sabetay Varol) 2- Kanada Avam Kamarası da 68’e karşı 152 oyla Sözde Ermeni Soykırımını tanıyan yasayı kabul etti. 3- Ülkemizde terör azgınlaştığı sırada İrandan doğal gaz alımını durdurmamızı öneren ABD Büyükelçisi “Sıcak takip iyi bir fikir değildir” diyebilmektedir. Ancak terörün önlenmesi için kendisinden bizlere iyi bir fikir söylemesini hala bekliyoruz. 4- Maltada bulunan bir papaz heykelini ayağının altında yıllardır Türk bayrağı vardır. Bu heykelin kaldırılması için Malta Devletine gereken uyarının yapılıp yapılmadığını merak etmekteyiz. 5- Balkan zirvesi için 4-5 Mayıs 2006 da Yunanistanın Selanik ilini ziyeret eden yöneticilerimizin, 7 Mayıs 2006 da Selanikte dikilen PONTUS anıtı için ne gibi protesto etkinliği gösterdiklerini bilmek istiyoruz. Çünkü Yunanli yöneticiler başımıza birde RUM PONTUS soykırımının çıkarmanın gayreti içinde olduklarını resmen açıkladılar. (Yunan parlamentosu 1994 yılında 19 Mayıs gününü Pontus Rum soykırım günü ilan etmişlerdi). 6- Kıbrısın hiçbir ülke tarafından tanınmadığı halde İKÖ tarafından tanınmış gibi algılanıp, yorum yapılması gerçekçi değildir. 7- Yunanistan Ege denizi üzerinde uçuş bilgi bölgesi adıyla kontrol altında tuttuğu sivil hava trafiğinin ardından Egedeki deniz trafiğinide denetleyebilmek için harekete geçmiştir. Bunun için Türk limanlarına yönelik deniz trafiğini de kontrol etmek üzere 9 gemilik trafik sisteminden oluşan izleme ağı kurmuştur (23.04.2006-Cumhuriyet- Bahadır Selim Direk) 8- Hamasla zamansız ve hazırlıksız ilişki kurmaya kalkmak dış ilişkilerimizde polemik konusu olmuştur, 9- Karadenizdeki enerji kaynaklarının denetimi ve işletilmesi gündeme gelmiştir. Bu nedenle 1936 da imzalanan MONTRÖ antlaşmasının yeniden gözden geçirilmesi istenmektedir. Bu konuda hazırlık çalışmaları var mıdır? 10- Irağın kuzeyinde bir kürt devleti kuruldu ve Erbilde 111 sandalyeli bir parlamento törenle açıldı. Necirvan Barzani Başbakanlığında ve 40 üyeli bakanlar kurulu oluşturuldu. Bu devlet özentisi kuruluşu biz kendi ellerimizle besliyoruz. Çünkü hala Irağa geçiş için Habur sınır kapısı kullanılıyor ve her geçişde Barzaniye vergi veriliyor. Yani Irak sınırımıza ikinci bir kapıyı açamadık ve açtıramadık. 11- ABD dışişleri, personeline 16 Mayısa kadar Güneydoğudaki 12 ilimize (Şırnak, Diyarbakır, Van, Siirt, Muş, Mardin, Batman, Bingöl, Tunceli, Hakkari, Bitlis ve Elazığ) seyahat kısıtlaması getirmişdir. Bu olayın zaten azalan turizm gelirlerimize bir kez daha negatif etki yapacağının Turizm Bakanlığınca değerlendirilmemesini algılayamadık. (18.04.2006 Milliyet- Yasemin Çongar) 12- Türkiye Cumhuriyeti Başbabakanının süpürülme yerine ABD tarafından kullanılmasının daha iyi olacağını söyleyen danışmanlar hakkında gereken resmi açıklamanın yapılmaması, ülkemizin saygınlığının sarsılması açısından çok kötü olmuştur. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık makamını, hiç kimse istediği gibi yönlendirme ve kullanma hakkına sahip değildir. Bu makama herkesin saygı duyması gerekir. 13- ABD’li baba ve oğul BUSH’ların öncülüğünde, Iraka karşı 1991 yılında I. Haçlıseferi, 2003 de II. Haçlıseferi düzenlenmiştir. Sırada İrana karşı III. Haçlı seferi vardır ve ülkemiz bu kez işe karıştırılmak isteniyor, dikkatli olalım. Çünkü bu yıl ABD nin Savunma Bütcesi 513 milyar $ olarak kabul edilmiş olup, diğer dönemlere göre rekor kırmıştır. 14- Danimarkadan ülkemizin terör olaylarına katkıda bulunacak şekilde yayın yapan ROJ TV hala kapatılamamıştır. Şimdi İsveç üzerinden Londra bağlantılı olacak şekilde ROJHELAT TV yayına geçmeye hazırlanmaktadır. İÇİŞLERİMİZDE: 1- Terörle etkin mücadele için bir EŞGÜDÜM MERKEZİ kurulmasının ve terörle mücadele yeni yasasının (TMY) gecikmesi yüzünden güvenlik güçlerinin eli kolu bağlı durumdadır. TMY’nin, AB çerçeve yasasına uygunluğu konusunda uyaran AB’li yetkililer, İngilterenin gözaltı süresini 48 saatten 28 güne çıkarmasını, Fransada 4 yıla kadar sürecek tutuklamaya, Hollanda da hareket serbestliğinin 2 yıla kadar kısıtlamanın söz konusu olduğunu görmezden gelmektedirler. 2- Yine yeni TMY nin 6. maddesinde “terör örgütü kuranlara” af getirilmesi söz konusu olmuştur. Yani terörist başı da bu afdan yararlanabilecektır. Bu maddeyi kim ve neden önerdi, gereken açıklama hala yapılmıyor??? 3- Laikliğin yeniden tanımlanmasını dile getiren TBMM Başkanı Bülent Arınç, “Türkiyede katı laiklik uygulamasının toplumsal hayatı cezaevine cezaevine çevirdiğini” söyledi. Anayasamızdaki Laiklik tanımını beğenmeyen Sn. Arınç’ın neden bu kadar beklediğini merak ediyorum. 4- Ekonomik açıdan iyi durumda olduğumuzun belirtilmesine karşın, bir haftada döviz ve borsa altüst oldu. Nisan ayı enflasyonunun büyük çıkması, cari açığın rekor kırması ve sıcak paraya istendiği şekilde yön verilememesi her an kırılgan bir ekonomiyi sahneye koymaktadır. 5- Ülkemiz kurumlarında vergi kaçağının 7 katı bulduğunun belirlenmesine rağmen, 10800 vergi denetim kadrosunun ancak 3394 ünün dolu olduğu açıklandı. Yani vergi kaçağını denetleyecek hesap uzmanı, müfettiş kontrolör ve denetmen eksikliği yüzünden vegi alınamıyor. (3 Mayıs 2006 Milliyet-Nedim Şener) 6- Çevre yasasında son dakikada yapılan değişiklikle yine çevreyi kirleten belediye, organize sanayii bölgesi ve fabrikalara, atık tesisi kurmaları için 2-10 yıl arası ek süre verildi. Tuzla çevresinde bulunan 640 varilden ders alınmadığı ortaya çıkmıştır. Ne yazık ki çevre cezaları daha önce de 2 yıl ertelenmişti (28 Nisan 2006- Bülent Sarıoğlu-Milliyet) 7- Türkiye-AB Karma Parlamentosu Eşbaşkanı Joos LAGENDIJK “sömürge valisi edasıyla Diyarbakırda dolaşmakta”, Türkiyenin askeri, siyasi, ekonomik, kültürel, toplumsal, bağımsız yargı ve iç güvenlik konularında çeşitli açıklamalar yapmakta ve ulusal onurumuzu rencide etmektedir. 8- Yüce önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ün ilke ve devrimleri, AB tarafından en büyük engel olarak görülmektedir. Hollandalı 30 yıllık politikacı, Hristiyan Demokrat parlementer Oostlander tarafından Mart-2003 de hazırlanan ön raporda, KEMALİZM ilkeleri, AB’ye üye olmamız için en büyük engel olarak tanımlanmışdır. Yine Avrupa Parlamentosu’nun bir İngiliz milletvekili Andrew Duff de basın toplantısı düzenlemiş ve şöyle demişti: ‘Devlet dairelerinden Atatürk’ün resimlerinin kaldırılması zamanı geldi. Türkiye bunu yapmalıdır.’Neden ondan bu kadar korkuyorlar, neden onun ilke ve devrimlerinden bu kadar çekiniyorlar? Lütfen düşünün ve gereken yorumu yapın. 9- Eğitim ve kültür düzeyimizin artmasına katkıda bulunması gereken kütüphanelerimizin durumu içler acısıdır. 57236 kişiye bir kütüphane düşmektedir. Ülkemizde 1161 halk, 48 çocuk, 14 yazılı eser kütüphanesi olmak üzere toplam 1223 kütüphane vardır. Yöneticilerimizden yeni kütüphane açmalarını bekliyoruz. 10- Finansbankın, Yunan National Bank of Greece’e satışı ile yabancıların Türk Bankacılığındaki payı %27 ye çıkmıştır. Tekfenbank da yine Yunan EFG Bankasına satılmıştır. Diğer satışlarda sırada beklemektedir. Ulusal Bankalarımızın yabancı sermayeye satılışına bir sınır koymak gereklidir (11 Mayıs 2006 Mahfi Eğilmez-Radikal) 11- Bu gidişle aynı Osmanlıda olduğu gibi Türk halkı kendi ülkesinde sadece işçi ve sadece asker olacaktır. Çünkü tüm bankalarımız, madenlerimiz, limanlarımız, sahillerimiz, sulanabilir arazilerimiz, büyük işletmelerimiz teker teker özelleştirme adı altında satılmaktadır. Hatta AB’nin önerisi ve maddi katkısı ile kurulması istenen özel güvenlik kuvvetleri ile sınırlarımızı korumamızda söz konusudur!!! 12- Laik Cumhuriyetimizin korunması ve kollanması için çaba sarfeden medyamız bombalanmakta ve danıştay üyelerimiz silahlı saldırıya uğramaktadır. Kendilerine geçmiş olsun derken, yararlananlara acil şifalar diliyoruz. Dini siyasete alet edenleri de kınıyoruz. 13- Bu yıl ve önümüzdeki yıl ülkemiz için çok önemli bir dönem olacaktır. Çünkü bir genel seçim ve Cumhurbaşkanlığı Seçimi olacaktır. Bu dönemi serinkanli düşünerek, kaos yaratmadan, geçmişten ders alarak birlik ve beraberlik içinde geçirmenin hazırlığı yapılmalıdır. Değerli arkadaşlar Yukarıda sıralamaya çalıştığım dış ve iç sorunlara, anlık ve süreli ulusal çözümler üretmek gerekmektedir. Belki de önümüzdeki yıllarda bunlardan bazıları yine tekrarlanabilir. İşte bu durumlara hazırlıklı olmak ve seçenekler yaratmak, ULUSUMUZUN ve TÜM VATANSEVERLERİN temel görevi olmalıdır. Umarım bu önerilerime ekleyecek ve geliştirecek pekçok şey bulursunuz. Emeklerinizin boşa gitmeyeceğine eminim. Çünkü kazanan ülkemiz ve Türk Milleti olacaktır. Sevgi ve saygılarımla (17 Mayıs 2006). Prof.Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR.
|
| Türkiye'nin Tarafsız Haber Sitesi - www.ekonomikcozum.com Yazarların yazıları kendi görüşlerini içermektedir. Yazıların yayına alınmaları yazarlar tarafından yapılmaktadır. Ekonomikçözüm Haberin kontrolüne tabi değildirler. |