baner5.gif (19745 bytes)
  
.

Prof. Dr. Mehmet Ali Körpınar Yazıyor... 

ali@korpinar.com

07.04.2006.

.
TEHLİKENİN FARKINDAMISINIZ???
Keşke birçok Avrupa ülkesinde olduğu gibi yönetime gelmeden önce gölge kabine kurarak, kimlerin bakan ve bakan yardımcısı olacağını, önemli ulusal sorunlarımıza ne gibi çözüm önerileri getirebileceğini planlayıp, projelerle halkımıza açıklasa çok daha iyi olurdu. Böylece üretilen eksik veya yanlış öneriler de daha önceden engellenmiş olurdu.
.
 

TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ???

Değerli arkadaşlar,

Yönetime gelince ben kendi ekibimle çalışırım ve bu benim en doğal hakkımdır mantığı ile birçok üst yönetici, yıllarca uğraş verdiği konulardaki deneyimleri bir yana bırakılarak yeni atama veya vekaletlerle değiştirilmiştir. Ne yazık ki bu uygulama birçok yönetimlerce de yapılmıştır. Yani devlet işlerindeki devamlılık ilkesi gereğince yerine getirilmemiştir. Bunun sonucu, ulusal sorunlarımızın çözümü için gereken ön bilgi ve yorumlar da devlet işlerinde yeni olan yöneticilerimize zamanında ve gereğince aktarılamamıştır.

Daha önce devletimizin sorunlarına vakıf olmayan ve bu konularda olası çözümleri yeterince oluşturamayan yeni yöneticilerimiz, bir de danışman olarak sadece kendi görüş ve düşünce sahibi olanlardan yararlanmayı düşününce çok kısıtlı yorum ve önerilerle başbaşa kalmışlardır.

Keşke birçok Avrupa ülkesinde olduğu gibi yönetime gelmeden önce gölge kabine kurarak, kimlerin bakan ve bakan yardımcısı olacağını, önemli ulusal sorunlarımıza ne gibi çözüm önerileri getirebileceğini planlayıp, projelerle halkımıza açıklasa çok daha iyi olurdu. Böylece üretilen eksik veya yanlış öneriler de daha önceden engellenmiş olurdu.

Zamanında gereken çözümler üretilmediği için bu güne kadar süre gelen ÇOK ÖNEMLİ ulusal sorunlarımızı sıralayacak olursak;

TERÖR SORUNUMUZ:

Lozan antlaşmasına aykırı olmasına rağmen, AB karma parlamentosu grup toplantısında zorla gündeme aldırmak istediği madde ile kürt kökenli vatandaşlarımızın azınlık olarak sayılması ve kültürel haklarının verilmesi istenmiştir. Yine ABD, BOP-GOP kapsamında uygulayacağı stratejide, ülkemizi ve askerlerimizi kullanmak uğruna, PKK ve onun uzantılarını, iç huzurumuzun yeniden bozulması için kullanmaktadırlar. Ayrıca sizin terörünüz YÖRESEL, bizim terörümüz KÜRESEL diyen ABD den PKK için medet unmamak lazım.

Terörist başının yeniden yargılanması da gündeme girince, tüm ülkede PKK ve uzantılarının acımasızca terör saldırıları başlamıştır. Otobüslerin, banka ve işyerlerinin molotoflarla yakılmasının cezasının olmadığı anlaşılmıştır. Üstelik güvenlik güçlerimizin elini ve kolunu bağlayan yasalar yetersiz kalmaktadır. Teröre karşı gereken yasal önlemlerin zamanında alınmadığı için neredeyse ülkemizin parçalanmasına neden olabilecek bir TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ?

EKONOMİK SORUNUMUZ:

Dış borçlarımız ve dış ticaret acığımız rekor seviyeye ulaşmış durumdadır. Financial Times gazetesinin, Türk Ekonomisin potansiyel kırılgan olarak tanımladığı unutulmamalıdır. Terör nedeniyle dış ticaret açığımızı kapatmada çok önemli yer işgal eden Turizm gelirlerimizin de azalacağı anlaşılmaktadır. Ayrıca göçmen kuşların dönmesi söz konusudur. Bu sırada yeniden KUŞ GRİBİ vakalarının artması ve dolayısıyla ihracatımızın da azalaması ile yeni bir ekonomik depremin yaşanacağı TEHLİKESİNİN FARKINDA MISINIZ?

ERMENİ SORUNUMUZ:

Bugün 14 ülke (Uruguay, Arjantin, Fransa, Yunanistan, Kıbrıs Rum Kesimi, Rusya, Lübnan, İsveç, İsviçre, Kanada, Hollanda, Belçika, Slovakya ve Polonya) Ermenilere soykırım uygulandığını kabul etmiş ve hatta Fransa, Belçika ve İsviçre bu konuda yasa da çıkarmıştır. ABD de ise 37 eyalette Ermeni soykırımı olduğu kabul edilmiştir. Bütün bunlar dünyaya yayılmış 7,5 milyon Ermeninin ve onları yönlendiren diasporanın yılmadan ve sabırla çalışması sonucu, ülkemizin karşı karşıya kaldığı büyük TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ?

ÖZELLEŞTİRME SORUNUMUZ:

Tüpraş, Telekom, Seydişehir, Erdemir gibi ülkemizin demirbaşları özelleştirildi. Bankalarımız da yabancılara satıldı ve yabancıların bankacılıkta payı %26 ya yükseldi. Yani artık satacak bir şeyimiz kalmadı gibi. Üstelik satışlardan gelen para, İç ve dış borç ödemesine harcanıyor. Ne yazık ki ülkemizin en önemli sorunlarından birisi olan işsizliğe çözüm olabilecek şekilde, satılan bu tesislerin ayarında bir üretim merkezi kurulmadı. İşsizliğin artması ile oluşabilecek bir sosyal patlama TEHLİKESİNİN FARKINDA MISINIZ?

Değerli arkadaşlar,

Ülkemizin sorunları daha pek çok. Her sorun tek tek ele alınmalı ve irdelenmelidir. Bunun içinde geniş anlamda işbirliğine ihtiyaç vardır. Yeterki, herşeyi ben bilirim, ben çözerim ve sadece bu benim görevimdir kimse karışamaz mantığı yerine, sorunun çözümü için uzman kişi ve kurumlara danışmayı, görüş almayı içimize sindirmemiz lazım.

Herşeyden önce iç huzur ve güvenliğimizin sağlanması için birilerinin kışkırtmalarına kanmayalım. TÜRK ve KÜRT kelimelerinin aynı harflerden oluştuğunu görmemiz gerek. Yani aynı ülkede yaşayan, aynı havayı soluyan ve aynı suyu paylaşan, akraba ve kardeş olan yurttaşların oluşturduğu bir ulus olduğumuzu bilmemiz gerekiyor. Yüce önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK, ulusal birlikteliğimizi NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE özdeyişi ile dile getirmiştir.

Ancak yöneticilerimiz bu kavram yerine, ulusal sorunlarımızı çözmeye kalkarken ELHAMDÜLLAH MÜSLÜMANIM ideolojisini kullanmak istemektedirler. Bu ideolojinin, gerek Osmanlıdaki iç isyanları ve gerekse de bu günlerde Irakda devam eden mezhep çatışmalarını önleyemediği açıkça görülmektedir.

Sevgi ve saygılarımla (07.04.2006).

Prof.Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR

 

 

Türkiye'nin Tarafsız Haber Sitesi - www.ekonomikcozum.com
Yazarların yazıları kendi görüşlerini içermektedir. Yazıların yayına alınmaları yazarlar tarafından yapılmaktadır. Ekonomikçözüm Haberin kontrolüne tabi değildirler.