baner5.gif (19745 bytes)
  

Prof. Dr. Mehmet Ali Körpınar Yazıyor... 

ali@korpinar.com

20.02.2006.

.
SONUNU DÜŞÜNEN KAHRAMAN OLAMAZ???
Bu çeşit eylemleri yapanların muhakkak bir eylem planı olmalıdır. Kurtlar vadisi dizisinde, Polatı tetikçi olarak kullanan kişi yani olayların beyni İstanbulda kaldığı için, gelişmeler şansa ve tesadüflere bırakılmıştır. Nitekim bir bayanın yardımı olmasa 4 kişi de hayatlarından olacaktı.
.

SONUNU DÜŞÜNEN KAHRAMAN OLAMAZ????

Değerli arkadaşlar,

KURTLAR VADİSİ IRAK filmine bende gittim. Herkesin de gitmesini isterim. Ancak Türk rambosu sayılacak bu çeşit film ilk kez ülkemizde yapılmaktadır. Kurtlar vadisi dizisini görmeden sadece bu filmi izleyecek olanlar, olayları iyi algılayamaz. Çünkü film kopuk kopuk bazı olayları ele almış, yani bir bütünlük yok.

Sorarım size, ağabeyinizin intihar edişine neden olan kişilere karşı, plan ve program yapmadan, elinizi kolunu sallaya sallaya 34 PLT 34 plakalı bir araçla Irağa gidermisiniz?

Bu çeşit eylemleri yapanların muhakkak bir eylem planı olmalıdır. Kurtlar vadisi dizisinde, Polatı tetikçi olarak kullanan kişi yani olayların beyni İstanbulda kaldığı için, gelişmeler şansa ve tesadüflere bırakılmıştır. Nitekim bir bayanın yardımı olmasa 4 kişi de hayatlarından olacaktı.

Ülkelerinde birileri organ ticareti yaparken, çeşitli işkenceler sürerken, evler, camiler ve minareler bombalanırken, filmde şeyh ve tarikat etkinliği övülerek, zikr sahnelerinin verilmesini yadırgadım. Irakta tüm grupların müslüman olmalarına rağmen, dinin bir ortak payda olarak düşünülmesinin yetmediği açıkça ortaya konulmaktadır. Bir ülkede ulus kavramı ve bilinci olmayınca ancak bu şekilde davranılır.

Fimde kürtçe konuşmalarda var. Bu konuşmalar sırasında, keşke peşmergelere de bir devlet kurma hayali verilerek, nasıl kullanıldıklarını ve bölgede petrol bitince nasıl yalnız kalacakları da vurgulansaydı. Türkçe kullanılarak yapılan uyarıları dikkate almayanlar, belki kürtçe konuşulunca anlayabilirler!!!

Esas amaç, askerimize çuval giydirenlerden intikam almaksa ve onlara çuval giydirmekse, sonuçta yine çuvalı başlarına geçiremedik. Hala onlardan bir özür bekliyoruz.

Filmin ana sloganı SONUNU DÜŞÜNEN KAHRAMAN OLAMAZ’dır. Tam bize özgü bir söylev. Sadece günü düşünen ve günü yaşayanların benimsediği bir slogandır bu. Mezarlıklar, sonunu düşünmeden günü yaşayanlar, plan ve porgram yapmadan hareket edenlerle doludur.

Nitekim, ülkemiz yöneticileri de geleceği düşünmeden ve bir plan yapmadan kahraman olmak için çaba sarfetmektedir. Oluşacak tepkileri dikkate almadan, şu aşamada hiçbir yasal yetkisi olmayan Hamas heyetinin ziyaretini, aceleye getirip davet ettikten sonra görüşmemek için mobilya mağazalarına saklanmak yöneticilerimize yakışmamaktadır.

Onlar açıkça istemeden, İsrail ile Filistin halkı arasına girmek ve arabulucu olmaya kalkmak çok riskli bir iştir. Çok dikkatli olmak gerekir. Çünkü İsrail kendi işini kendisi halletmektedir. Örneğin her ay fon ve gümrük vergisi olarak 50 milyon $ vererek 140 bin filistin devlet memurunu aylığa bağlamıştır (20.02.2006- Milliyet). Şimdi hamasın seçimi kazanması üzerine, filistin halkını bu fonu kesmekle tehdit etmektedir. Yani önce borç ver sonra hükmet.

Sevgi ve saygılarımla (20.02.2006).

Prof.Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR

 

NOT:

ABD’nin çuval kirizin nedeniyle ülkemize bir özür borcu vardır. Ülkemizin kuruluş antlaşması sayılan LOZAN ANTLAŞMASINI, 18 Ocak 1927 yılından beri tanımayan ABD parlamentosu, LOZAN ANTLAŞMASI’nı resmen kabul ettiğinde, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak ABD'nin özrünü kabul edebilirim.

 

Türkiye'nin Tarafsız Haber Sitesi - www.ekonomikcozum.com
Yazarların yazıları kendi görüşlerini içermektedir. Yazıların yayına alınmaları yazarlar tarafından yapılmaktadır. Ekonomikçözüm Haberin kontrolüne tabi değildirler.