Değerli okuyucular,
Öğrenci Affının çıkarılmasında öncülük ederek tetikleyici bir rol üstlendiğimi ve yetkililerin de bunu açıklıkla teyit ettiğini sizlere daha önce belirtmiştim.
Zor olan birçok konuyu ele alarak bunları sonuca ulaştırmama rağmen şimdiye kadar hiç bir olumlu tepki almamış olmam, beni son derece üzmüş bulunmaktadır.
Türkiye'nin en büyük 3 Gazetesinden yazarlık teklifi gelinceye ve Türk Halkı ve medyası bana sahip çıkana kadar yazılarımı çok seyrek aralıklarla yazmak kaydıyla yazılarıma bir süre ara vermeyi düşünüyorum.
Son olarak elealmış olduğum "Doların Geleceğiyle lgili Görüşümde Israr Ediyorum." Başlıklı yazımı sizlerle paylaşıyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum.
SAYGILARIMLA.
Hasan Yaşar Özfidan.
Ekonomist - Eleştirmen Yazar.
DOLARIN GELECEĞİ İLE İLGİLİ GÖRÜŞÜMDE ISRAR EDİYORUM.
Bundan yaklaşık 2 Yıl önce 14.06.2003. Tarihinde Dolar 1.420.000 TL iken “Doların Geleceği.” Başlıklı yazımı sizlerle paylaşmıştım. Aradan geçen süre, görüşlerimde haklı olduğumu ortaya koymuştur. Ben de Doların geleceğiyle ilgi görüşümde ısrar ederek bu yazımı tekrar sizlerle paylaşmakta yarar gördüm.
“Günümüzde doların geleceği hakkında çeşitli tartışmalar yapılmakta. Bende konuyla ilgili görüşlerimi sizlere aktarmak istedim. Bu bağlamda konuyu genel anlamda ve ülkemiz açısından değerlendirmekte yarar görüyorum.
Genel anlamda konuyu ele alacak olursak, biliyorsunuz Amerikan ekonomisi uzun zamandır tehlike sinyalleri vermekte. Her geçen gün bununla ilgili haberleri sıkça duymaktasınız. Bundan önceki Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olan Sayın, Bill Clinton izlemiş olduğu tasarruf politikası sonucu Amerikan ekonomisini iyi duruma getirmiş ve bu şekilde devir etmişti. Bütün bu gelişmelere karşılık yönetime gelen Sayın, George Bush ekonomide harcama politikalarını benimsemiş ve uygulamaya koymuştur. Bütçesinde de görüleceği üzere savaş ekonomisine ağırlık vermiştir.
Amerika en büyük rakibi olarak gördüğü Çin Devletini yakın takibe almak için bölgede ve Orta Doğuda konuşlanma planlarını yapmış ve uygulamaya koymuştur. Konu ilk olarak Amerikan casus uçağının Çinliler tarafından elegeçirilmesiyle gün yüzüne çıkmıştır. Ardından çeşitli bahaneler öne sürülerek Afganistan ve daha sonra Irak Amerikanın kontrolüne geçmiştir. Sırada İran ve Suriye vardır.
Anlaşılan Amerika bütün bu planlarını gerçekleştirinceye kadar savaş ekonomisi politikasını devam ettirecek gözükmektedir. Bütün bunların üzerine Amerikadaki ekonomik durgunluk dahil edilince Amerikanın, doların değerini düşük tutarak ihracatını arttırmak ve ithalatını azaltma çabalarının içine girdiği rahatlıkla anlaşılmaktadır. Bu politika İran ve Suriyenin Amerikanın kontrolüne girinceye kadar yada, önümüzdeki seçimlerde Amerikan Başkanının ve yönetiminin değişmesiyle savaş ekonomisi ve politikalarından vazgeçilmesine dek devam edecek gözükmektedir.
Ülkemizdeki gelişmelere bakacak olursak, Amerikanın düşük dolar politikasının yansıması olarak Türk Lirasının değer kazanması ve doların değer kaybetmesi normal karşılanmalıdır. Burada, Türk Lirasının değer kazanması ve doların değer kaybetmesi kesinlikle ülkemizdeki ekonominin güçlendiği ve iyiye gittiği anlamına gelmemelidir. Türk Lirasının aşırı değerlenmesinin ardında dolardaki aşırı arz fazlalığı yatmaktadır.
Bütün bunlara ilaveten bazı yabancıların spekülatif amaçlarla dolarla oynayarak ülkemizde tatlı kazançlar elde ettiği ve bu konuda ülkemizi hala tercih ettikleri gözönüne alınacak olunursa, uluslararası alanda değer kaybeden dolardaki düşüşü ülkemizde hızlandırmak ve dolarla oynayarak kar elde etmek için yabancıların bazı bankalar aracılığıyla ülkemize dolar pompalamasının büyük etkisi olabileceği ve bugünlerde Türk Lirasının aşırı değer kazanmasının ardında bunun yatabileceği gözardı edilmemelidir.
Amerika hedeflediği ülkelerin tamamını kontrol altına alıncaya kadar ve kötü giden ekonomisini düzeltinceye kadar uygulamakta olduğu düşük dolar politikasını devam ettirecek gözükmektedir. Buna bağlı olarakta Doların Türk Lirası karşısındaki değeri aşağı yukarı bu seviyelerde olacaktır. Elinde Dolar bulunan yatırımcıların sakin olmalarını ve dolardaki spekülatif amaçlı yükselişleri satış fırsatı olarak değerlendirmelerini yararlı görüyorum.
Ekonomik durgunluğunu savaş ekonomisiyle aşmaya çalışan Amerika düşük dolar politikasını uzunca bir süre devam ettirecek görünmektedir. İzlenen düşük dolar politikasıyla Amerikan ekonomisi dışarıya karşı ihracatını güçlendirecek, ithalatını ise zorlaştıracaktır. Buda diğer ülke ekonomilerinin işine gelmeyecektir.
Bahsetmiş olduğum gibi Amerika’nın ekonomik ve askeri yönden izlemiş olduğu tüm bu politikalarının ardında Çin Devletinin önlenemez yükselişi karşısında kendi ekonomisini ayakta tutma çabaları yatmaktadır. Amerika Çine yakın olmak ve onu daha iyi gözlemleyebilmek için elinden geleni yapmaktadır. Yine, aynı şekilde dünyanın ekonomik yönden önemli petrol rezervlerinin bulunduğu Ortadoğuda bölgeye hakim olmak için tüm gücünü ortaya koymuştur. Kısaca, Amerika ekonomisini ayakta tutmak için ekonomik ve askeri yönden elinden ne geliyorsa yapmıştır ve yapmaya da devam edecektir.”
Görüldüğü gibi, yazımda değindiğim konular geçerliliğini bugün de korumaktadır ve bundan sonra da korumaya devam edecek gözükmektedir. Şimdi sizlere iktisat kurallarını altüst eden Amerikan ekonomisine ait bir senaryoya değinmek istiyorum.
“Bozuk giden ekonomisini savaş ekonomisiyle aşmaya çalışan Amerika, düşük dolar politikasıyla ihracatını arttırmayı amaçlamıştır. Bunun üzerine, Amerikan Merkez Bankası faizlerini düşürmüş ve dolar, Amerika dışındaki ülkelere kaymış, dünya piyasası aşırı dolara boğularak dolar değer kaybetmiştir. Böylece, iç piyasada azalan doların ihracattaki artışla geri gelmesi planlanmıştır.
İhracatını arttırmayı planlayan Amerika, düşük dolar politikasına rağmen ihracatında beklediği artışı sağlayamamıştır. Bununla da kalmayıp kendi iç piyasasında, sanki ihracatı çok artmış ve dolar geri gelmiş gibi Amerikan Merkez Bankasının piyasaya gereğinden fazla dolar sürmesiyle dolar bolluğu oluşmuştur.
Yani Amerikan ekonomisindeki gelişmeler planlandığı gibi olmamaktadır. Bu yüzden FED in faizleri arttırması, geçici bir süre için enflasyonist baskıyı durduracak ve doların değerini yükseltecektir.”
Bütün bu bilgilerin ışığı altında bugünkü gelişmelere kısaca bakacak olursak, Amerika’nın faiz oranlarını düşürmesi yada yükseltmesinden çok Amerikan ekonomisindeki gidişata bakmak daha sağlıklı olacaktır. Son olarak, ABD nin dış ticaret açığının 2004 Kasım Ayında 60.3 Milyar Dolar ile tüm zamanların rekorunu kırması hiçte iyiye delalet değildir. Amerika, doların değerini düşük tutarak ihracatını güçlendirme çabalarına rağmen dış ticaret açığının her geçen gün daha da büyümesi, Amerika’nın şimdiye kadar uygulamış olduğu politikalarda başarısız olduğunu açıkça göstermektedir.
Son olarak 22.03.2005 Tarihinde Amerikan Merkez Bankası kısa adıyla FED in Faizleri enflasyonist baskıdan dolayı yükseltmesi, doların güçlenmesini geçici olarak sağlayacak gözükmektedir. Ekonomisindeki hesapları tutmayan ve Irak Savaşının artan mali yükü altında kalan Amerika, daha önce ülkemizin içine düşmüş olduğu faiz ve enflasyon girdabına düşmek üzeredir. Kısaca, Amerikan ekonomisini daha da kötü günler beklemektedir.
SAYGILARIMLA.
Hasan Yaşar Özfidan.
Ekonomist - Eleştirmen Yazar.
Email : hasanozfidan1@hotmail.com
Cep Tel No : 0.535.981 51 51.
Ödül Aldığım Çalışmalarımı Topladığım Site : www.ekonomikcozum.com
Köşe Yazılarım : www.haberx.com
HASAN YAŞAR ÖZFİDAN KİMDİR?
Karşıyaka'da 10.03.1957 Tarihinde doğdum. İlk orta ve lise eğitimlerimi Karşıyaka'da tamamladıktan sonra , Ege Üniversitesinde İşletme Ekonomisi ve Bilgisayar Programcılığı eğitimlerini aldım. Askerlik görevimi Eğridir Dağ ve Komando Okulunda eğitimimi tamamladıktan sonra Yedek Subay olarak Bolu Komando Tugayında tamamladım. Daha sonra Anavatan Partisi Karşıyaka İlçe Teşkilatının kuruluşunda Yönetim Kurulu Üyeliği yaptım. Aydın Menderes'in genel başkanlığındaki Büyük Değişim Partisi ve Demokrat Partisi Karşıyaka İlçe Başkanlığını yaptıktan sonra 1994 yılında politikayı bıraktım.
Ülkemizin ekonomik yönden daha iyi duruma gelmesi için Susurluk kazasından sonra, uzun ve ciddi araştırmalar yaparak hazırlamış olduğum detaylı çözüm yollarını www.ekonomikcozum.com Adı altında bir sitede topladım.
Hürriyet Gazetesi tarafından düzenlenen ve ülkemizin ekonomik yönden daha iyiye gitmesi için neler yapılabilir temasını içeren “Ben Olsam.” Adlı yarışmada ödül aldım. Ayrıca, Dünya Bankası tarafından desteklenen bu çalışmalarım, en çok üniversite öğrencilerinin ilgisini çekmekte ve bu sitedeki bilgiler, ödevlerini hazırlamada kaynak olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmam www.ceterisparibus.net Sitesinde ve birçok bilimsel çalışmalarda kaynak site olarak gösterilmektedir.
Halen www.haberx.com, www.vergiturk.com, www.malihaber.com, www.haberajans.com Sitelerinde ve Avusturya www.yenivatan.com Gazetesinde ekonomi ve siyaset ağırlıklı köşe yazıları yazmaktayım. Çoğu zaman yazılarıma yazılı basında yer verilmektedir.
Ayrıca, Yargıtay Eski Başsavcısı Sayın Sabih Kanatoğlu ve SODEV Başkanı Sayın, Cahit Karakaş’ın seçim ve siyasi partiler kanununun değiştirilmesi konusundaki görüşleriyle birlikte görüşlerime de yer verilen "Görev sırası sizde." Adlı kampanyaya www.vekilinkarnesi.com/gorev.asp Adresinden ulaşabilirsiniz.
Son olarak bulunduğum bölgede İHA Yöre sorumlusu görevini üstlenmiş bulunmaktayım.
Evli ve bir çocuk sahibi olup, yabancı dil olarak İngilizce bilmekteyim. Halen eleştirmen yazarlık yapmaktayım.
SAYGILARIMLA.
Hasan Yaşar Özfidan.
Ekonomist - Bilgisayar Programcısı.