27 Mayıs 2001,
Pazar

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


11 bin fikir 1 milyon 100 bin oy

Türkiye'de düzenlenmiş en yaygın okuyucu kampanyasında Hürriyet okurları önerileriyle memleket sorunlarına el koydu.

EN ISRARLI TALEP

Caydırıcı hukuk bağımsız yargı

‘‘Memleketin hali düzelmeden beni uyku tutmaz’’ diyen 11 bin Hürriyet okuru geniş bir yelpaze içinde fikirlerini açıkladı.

1-13 Mayıs arasında mail ve fakslarla kampanyaya katılan okuyucularımızın önerileri 20 Mayıs'a kadar internet üzerinde oylandı.

İŞTE EN ÇOK TEKRARLANAN 4 MESAJ

Caydırıcı bir hukuk ve bağımsız bir yargı sistemi.

Siyasette dokunulmazlığın kaldırılması.

Bedelli askerlik ve askerlik süresinin kısaltılması.

Mevcut politikacılar artık koltuklarını terketsin.

İŞTE KATILANLARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ

Parti sloganlarıyla konuşmuyorlar. Partiler tarafından manipüle edilmiyorlar.

Birbirine zıt ve uzak kutuplardan buluşma noktalarına doğru yürüyorlar.

Mevcut partilerden bıkkınlık gelmiş. Yeni oluşumlara açık çekleri var. Kemal Derviş adına sıcak bakıyorlar.

 

KİMDİR BU İNSANLAR?

Bu sayfalarda Ben Olsam Kampanyası oylamasında ilk sıralara tırmanan beş okuyucumuzu daha yakından tanıyacaksınız.

Bir de oylama durumuna bakılmaksızın dikkat çeken birkaç önerinin sahipleriyle tanışacaksınız.

HASAN ÖZFİDAN (44, Ekonomist)

Meclis'i ve siyasileri ilgilendiren yasalar referandumla değiştirilsin

İşletme Ekonomisi ve Bilgisayar Programcılığı okudu. Çifte üniversite diplomalı. Evli, 7 yaşında üstün zekalı bir oğlan çocuğuna sahip. Ailesinin desteğiyle girdiği politikadan Turgut Özal'ın ölümünün ardından çekildi. Aynı yıllarda da borsada yüklü miktarda para kaybetti. Hayatı, kendi deyimiyle Susurluk Kazası'ndan sonra değişti. Halen Gümüldür'de deniz kenarındaki evinde inzivada.

Televizyonun karşısında Susurluk kazasını izlerken bir anda bu ülke için birşeyler yapmak gerektiğini anladım. İşimi gücümü bırakarak kendimi bu işe adadım. 5 yıllık çalışmalarım ancak bu yıl tamamlandı. Bunları bir kitapta toplamayı düşünüyorum. Eğer söylediğim madde yasalara eklenirse bu ülke kendi kendini yenileyecektir. Referandum ülkemize yerleşirse ülkeyi yönetenler, toplumun istek ve görüşlerini dikkate almak zorunda kalacaklar. Yasalar halkın isteğine göre çıkacak. Örneğin milletvekili dokunulmazlığı ile ilgili yasa bir türlü çıkamıyor. Bunu milletvekillerinin kendilerinin çıkarması mümkün değil. Bunu ancak halk yapabilir. Milletvekili maaşları referandumla belirlense milletvekilleri buna itiraz eder. Oysa ki milletvekili maaşı asgari ücretin 10 katı olarak sabitlense, milletvekilleri ellerini taşın altına koymak zorunda olacaklar. Ya 1 milyar lira ile yetinecekler ya da asgari ücreti yaşanabilir düzeye çıkaracaklar. Bu ülke ancak bu şekilde tekrar hayata döner. Türkiye Osmanlı zihniyetiyle yönetiliyor. Atatürk sayesinde 10 yıl refah içinde yaşamışız onun dışında birşey yok. 10. Yıl Marşı'ndan bile ileri gidememişiz. Ecevit artık bu işi bırakmalı. Kendisinin düşkünler evine gitme vakti geldi. Derviş Türkiye'de bir faciayı önledi. Bankacılık önlemleri çok başarılı, ancak Türkiye bunlarla düze çıkamaz. Türkiye'de A'dan Z'ye herşeyin değiştirilmesi gerekiyor. Anayası'yı değiştirmekten korkuyorlar. Ancak Anayasa'nın mutlaka halk tarafından değiştirilmesi gerekiyor.