DOLARIN GELECEĞİ İLE
İLGİLİ GÖRÜŞÜMDE ISRAR EDİYORUM.
Bundan yaklaşık 2 Yıl önce
14.06.2003. Tarihinde Dolar 1.420.000 TL iken
“Doların Geleceği.” Başlıklı yazımı sizlerle
paylaşmıştım. Aradan geçen süre, görüşlerimde
haklı olduğumu ortaya koymuştur. Ben de
Doların geleceğiyle ilgi görüşümde ısrar ederek
bu yazımı tekrar sizlerle paylaşmakta yarar
gördüm.
“Günümüzde doların geleceği hakkında çeşitli
tartışmalar yapılmakta. Bende konuyla ilgili
görüşlerimi sizlere aktarmak istedim. Bu bağlamda
konuyu genel anlamda ve ülkemiz açısından
değerlendirmekte yarar görüyorum.
Genel anlamda konuyu ele alacak olursak,
biliyorsunuz Amerikan ekonomisi uzun
zamandır tehlike sinyalleri vermekte. Her geçen
gün bununla ilgili haberleri sıkça duymaktasınız.
Bundan önceki Amerika Birleşik Devletleri
Başkanı olan Sayın, Bill Clinton izlemiş
olduğu tasarruf politikası sonucu Amerikan
ekonomisini iyi duruma getirmiş ve bu şekilde
devir etmişti. Bütün bu gelişmelere karşılık
yönetime gelen Sayın, George Bush ekonomide
harcama politikalarını benimsemiş ve uygulamaya
koymuştur. Bütçesinde de görüleceği üzere savaş
ekonomisine ağırlık vermiştir.
Amerika en büyük rakibi olarak gördüğü
Çin Devletini yakın takibe almak için
bölgede ve Orta Doğuda konuşlanma planlarını
yapmış ve uygulamaya koymuştur. Konu ilk
olarak Amerikan casus uçağının Çinliler
tarafından elegeçirilmesiyle gün yüzüne çıkmıştır.
Ardından çeşitli bahaneler öne sürülerek Afganistan
ve daha sonra Irak Amerikanın kontrolüne
geçmiştir. Sırada İran ve Suriye vardır.
Anlaşılan Amerika bütün bu planlarını
gerçekleştirinceye kadar savaş ekonomisi politikasını
devam ettirecek gözükmektedir. Bütün bunların
üzerine Amerikadaki ekonomik durgunluk dahil edilince
Amerikanın, doların değerini düşük tutarak
ihracatını arttırmak ve ithalatını azaltma
çabalarının içine girdiği rahatlıkla
anlaşılmaktadır. Bu politika İran ve Suriyenin
Amerikanın kontrolüne girinceye kadar yada,
önümüzdeki seçimlerde Amerikan Başkanının ve
yönetiminin değişmesiyle savaş ekonomisi ve
politikalarından vazgeçilmesine dek devam edecek
gözükmektedir.
Ülkemizdeki gelişmelere bakacak olursak, Amerikanın
düşük dolar politikasının yansıması olarak
Türk Lirasının değer kazanması ve doların
değer kaybetmesi normal karşılanmalıdır. Burada,
Türk Lirasının değer kazanması ve
doların değer kaybetmesi kesinlikle ülkemizdeki
ekonominin güçlendiği ve iyiye gittiği anlamına
gelmemelidir. Türk Lirasının aşırı değerlenmesinin
ardında dolardaki aşırı arz fazlalığı yatmaktadır.
Bütün bunlara ilaveten bazı yabancıların
spekülatif amaçlarla dolarla oynayarak ülkemizde
tatlı kazançlar elde ettiği ve bu
konuda ülkemizi hala tercih ettikleri
gözönüne alınacak olunursa, uluslararası alanda
değer kaybeden dolardaki düşüşü ülkemizde
hızlandırmak ve dolarla oynayarak kar elde
etmek için yabancıların bazı bankalar
aracılığıyla ülkemize dolar pompalamasının büyük
etkisi olabileceği ve bugünlerde Türk Lirasının
aşırı değer kazanmasının ardında bunun
yatabileceği gözardı edilmemelidir.
Amerika
hedeflediği ülkelerin tamamını kontrol altına
alıncaya kadar ve kötü giden ekonomisini düzeltinceye
kadar uygulamakta olduğu düşük dolar politikasını
devam ettirecek gözükmektedir. Buna bağlı olarakta Doların Türk Lirası
karşısındaki değeri aşağı yukarı bu seviyelerde
olacaktır. Elinde Dolar bulunan
yatırımcıların sakin olmalarını ve dolardaki
spekülatif amaçlı yükselişleri satış fırsatı
olarak değerlendirmelerini yararlı görüyorum.
Ekonomik
durgunluğunu savaş ekonomisiyle aşmaya çalışan
Amerika düşük dolar politikasını uzunca bir
süre devam ettirecek görünmektedir.
İzlenen düşük dolar politikasıyla Amerikan
ekonomisi dışarıya karşı ihracatını güçlendirecek,
ithalatını ise zorlaştıracaktır. Buda diğer
ülke ekonomilerinin işine gelmeyecektir.
Bahsetmiş
olduğum gibi Amerika’nın ekonomik ve askeri
yönden izlemiş olduğu tüm bu politikalarının
ardında Çin Devletinin önlenemez yükselişi
karşısında kendi ekonomisini ayakta tutma
çabaları yatmaktadır. Amerika
Çine yakın olmak ve onu daha iyi
gözlemleyebilmek için elinden geleni yapmaktadır.
Yine, aynı şekilde dünyanın ekonomik yönden
önemli petrol rezervlerinin bulunduğu Ortadoğuda
bölgeye hakim olmak için tüm gücünü ortaya
koymuştur. Kısaca, Amerika ekonomisini ayakta tutmak
için ekonomik ve askeri yönden elinden ne
geliyorsa yapmıştır ve yapmaya da devam edecektir.”
Görüldüğü gibi, yazımda değindiğim konular
geçerliliğini bugün de korumaktadır ve bundan sonra
da korumaya devam edecek gözükmektedir. Şimdi
sizlere iktisat kurallarını altüst eden Amerikan
ekonomisine ait bir senaryoya değinmek istiyorum.
“Bozuk giden ekonomisini savaş
ekonomisiyle aşmaya çalışan Amerika, düşük
dolar politikasıyla ihracatını arttırmayı
amaçlamıştır. Bunun üzerine, Amerikan Merkez
Bankası faizlerini düşürmüş ve dolar, Amerika
dışındaki ülkelere kaymış, dünya piyasası
aşırı dolara boğularak dolar değer kaybetmiştir.
Böylece, iç piyasada azalan doların ihracattaki
artışla geri gelmesi planlanmıştır.
İhracatını arttırmayı planlayan Amerika, düşük
dolar politikasına rağmen ihracatında beklediği
artışı sağlayamamıştır. Bununla da kalmayıp kendi
iç piyasasında, sanki ihracatı çok artmış
ve dolar geri gelmiş gibi Amerikan Merkez
Bankasının piyasaya gereğinden fazla dolar
sürmesiyle dolar bolluğu oluşmuştur.
Yani Amerikan ekonomisindeki gelişmeler planlandığı
gibi olmamaktadır. Bu yüzden FED in faizleri
arttırması, geçici bir süre için enflasyonist
baskıyı durduracak ve doların değerini
yükseltecektir.”
Bütün bu bilgilerin ışığı altında bugünkü
gelişmelere kısaca bakacak olursak, Amerika’nın
faiz oranlarını düşürmesi yada yükseltmesinden
çok Amerikan ekonomisindeki gidişata bakmak daha
sağlıklı olacaktır. Son olarak, ABD nin dış
ticaret açığının 2004 Kasım Ayında 60.3
Milyar Dolar ile tüm zamanların rekorunu
kırması hiçte iyiye delalet değildir. Amerika,
doların değerini düşük tutarak ihracatını
güçlendirme çabalarına rağmen dış ticaret
açığının her geçen gün daha da büyümesi,
Amerika’nın şimdiye kadar uygulamış olduğu
politikalarda başarısız olduğunu açıkça göstermektedir.
Son olarak
22.03.2005 Tarihinde Amerikan Merkez Bankası kısa
adıyla FED in Faizleri enflasyonist baskıdan dolayı
yükseltmesi, doların güçlenmesini geçici olarak
sağlayacak gözükmektedir. Ekonomisindeki hesapları
tutmayan ve Irak Savaşının artan mali yükü
altında kalan Amerika, daha önce ülkemizin
içine düşmüş olduğu faiz ve enflasyon
girdabına düşmek üzeredir. Kısaca, Amerikan
ekonomisini daha da kötü günler beklemektedir.